Pazar, Ağustos 27, 2006

Şnorkel - Gözlük

Kano sevdası bu defa vuku bulmadı. Sanki Dragoman bu defa bizi biraz uyuttu gibi geliyor. Önce dediler ki “çok doluyuz perşembeden önce olmaz.” Sonra parmağım azcık daha iyileşsin diye cuma olsun dedik, itiraz etmediler. Formları doldurduk verdik. Üstelik de yeni arkadaşlarla birlikte 6 kişi olduk ki 3 kayak demek. Perşembe günü gittik ki “fırtına var cuma gidemeyiz, cumartesiye Allah kerim” dediler. Öyle olunca da biz bir düşünelim dedik. Pazar günü yola çıkacağımız için yorucu olur diyerekten vazgeçtik kanodan.

Böylece cuma ve cumartesi günleri boş kaldı. Bizimkiler Kekova'ya gitmek istedi tekneyle. Daha önce 10 kez gittiğim için katılmak istemedik, onun yerine Limanağzı’nda yüzeriz dedik.

Bir gün önce Taner gayet ucuza (35 lira) maske ve şnorkel almış. Ertesi gün nasıl olsa sığ ve sıcak bir yerde yüzeceğimiz için dibe, balıklara bakalım diye biz de aldık aynısından. Mavi renkli ve silikondan.

Arkadaşlar Tekne turuna, biz de Limanağzı’na gittik. Bilal'in yeri harika. Ortam sakin, deniz sakin, sıcacık, düz ayak...Tam da kıyıda bir şezlong bulduk ki offf. Yani uzanırken bir ayağını denize sokmak mümkün. Tarifsiz bir keyif.

Tabi burası sığ ve ılık olduğundan Gözde bayıldı. Bütün gün denizden çıkmadı. Hatta bu yüzden günlerdir çeşit çeşit kremlerle güneşten koruduğu yüzü öyle yandı ki maskenin izi çıktı. Ama bu kadar denizde kalmanın ve dibi gözetlemenin mükafatını harika (!) bir güneş gözlüğü bularak aldı.

Şnorkelin ikinci gününde bizim ekiple yine ayrı düşerek bu defa biz Kaş'ta kaldık. Zaten erken kalkmıştık, oyalanmadan denize indik. Plaj gayet sakin, denizde en fazla 2-3 kişi var. Ekipmanı donanıp denize daldım. Şöyle 1-2 tur attıktan sonra baktım ilerde bir aydınlık var. Ne olduğunu anlamak için yaklaştım. Bir de ne göreyim, kocaman bir kaplumbağa! Öylece yüzüyor. Hemen Gözde’yi çağırdım. Fakat Gözde gözlüğü takıp suya bakana kadar hayvan gitti. Ben biraz daha dolandım ve az ilerde tekrar buldum. Bu kez derine inmiş, o yüzden daha zor seçiliyor. Etrafında döndüm. Gözde yine denedi görmeyi, yine olmadı. Sonra ben hayvanı epey açıkta gezinirken buldum. Beni gördü ve bana doğru gelmeye başladı. Bir müddet karşılıklı bakıştık. Bu defa gözlüğü zamanında vermeyi becerdim Gözde'ye ve O da görebildi. Velhasıl ikinci gününde gözlük yine bir güzellik gösterdi bize.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home