Pazartesi, Haziran 04, 2012

Yine Minsk yolunda


Iki hafta once Moskova’ya berbat bir yolculuk yapmistim bir THY markasi olan Anadolu Jet ile. 2 saate yakin rotar, gittigimiz Alana bir turlu inememe, indikten sonra treni kacirma, bir sonraki treni bekleme vs. vs. Asagidaki yazilardan birinde anlatmistim sanirim bu yolculugu. Iste yine tirsa tirsa dustum yola. Istikamet Minsk.

Hareket tarihimizden bir gun once THY’de grev yapildi. Calisanlar grev haklarinin ellerinden alinmasini protesto etmek amaciyla ise gitmedi. Bu nedenle Sali gunu 100’den fazla sefer iptal oldu, manyak gecikmeler yasandi, millet havaalaninda rezil, sefil oldu. 

Ilerleyen saatlerde gecikmeler daha da cogaldi


Hal boyleyken bari alternatif ucuslari arastirayim dedim. Lufthansa”nin vardi guzel bir parkuru. Buradan direct Frankfurt, 1-2 saat bekleme oradan da Minsk. Ustelik de oglen variyoruz. Bir diger alternatif Moskov uzerinden Belavia aktarmasiyla Minsk. Bu da guzel ama azcik tren indi bindisi yapmayi gerektiren bir ucus. Ucuncu opsiyon direkt Viyana, oradan da Minsk. Hatta bir arkadasimin esi THY’de hostes, ona sordum ne dersin diye. THY disinda ne uygunsa onunla gidin zira Isanbul’da isler karisik dedi. Fakat bizim ekibin aklina yatmadi bu alternatif guzergahlar. Illa THY olsun camurdan olsun dediler.

Sabah 8.30’da CIP salonundan girdim alana. Heresy porfekt efendim, icerisi dunun yarattigi kalabalik yuzunden biraz hareketli ama olsun. Ekibimiz toplandi. Daha ilk kahvemi icmistim ki hoop anons, haydi bakalim Istanbul yolcusu kalmasin dediler. Ucagimiz tam saatinde havalandi. Yalniz ufak bir yanlis anlasma olmus, ben koridor istemistim, hatun beni pencere yanina koymus Neyse ziyan yok. Birazdan pilotumuz ucus hakkinda bilgi vermeye basladi;

“Bayanlar baylar ve sevgili cocuklar, ucagimiza hosgeldiniz”. Baaak bu cocuklar isi Pegasus’tan asirma bir kibarlik. “Yaklasik 12 dakika once havalandik. Guzergahimiz, Beypazari – Yalova uzerinden Istanbul. Su anda ucus irtifamiz olan 29bin feet’e takribi 2dk icinde erismis olacagiz. Suratimiz saatte 800km. Arkadan hafif bir ruzgar aliyoruz, bu da hizimizi yaklasik 40 km/s artiriyor. 15 dakika sonra Ataturk havalimai icin alcalmaya baslayacagiz. Istanbul’a, hava trafiginden dolayi bir gecikme olmazsa saat 11:08’de teker koymayi planliyoruz. Istanbul’da hava 17 derece, guneybati istikametten tatli bir ruzgar esiyor, gorus mesafesi bilmem kac mil yani piril piril bir hava var. Birazdan Istanbul hava trafik kontrol ile telsiz baglantisi saglayacagiz. Ucusumuz hakkinda ilerleyen dakikalarda yine bilgi verecegim. Hepinize iyi ucuslar.”

Pilotumuz, bu konusmayi daha sonra mukemmel bir Ingilizce ile tekrarladi. Bir kere genelde pilotlarin dedikleri anlasilmaz. Hadi anladin diyelim, daha baslarken anons biter. Cogu pilot diliyle disi arasinda 3-4 kelime eder. Bizimki fevkalade aciklamalarda bulundu.feet

Biraz sonra Istanbul icin alcalmaya basladik. Alcaldik, alcaldik ve pilotumuz tekrar aldi sazi eline;

“Merhabalar efendim, kaptan konusuyor. Su anda Istanbul’a eristik ancak hava trafigindeki yogunluktan sonra belirli bir inis patterni izliyoruz. Tam su anda 10bin feet seviyesini kesiyoruz. Ruzgar guneybatidan geldigi icin 3 no.lu piste inis yapacagiz. Inis siralamasinda kacinci oldugumuzu bilmiyorum ama konusmalardan dinledigim kadariyla 7. siradayiz. Bu da demektir ki 11:20’de inmis oluruz. Pencereden bakan yolcularimiz anlayacaktir, Karadeniz kiyilarindan tekrar Asya uzerine geldik. Donusumuzu tamamladik ve inis yapacagimiz 3 no.lu pisti tam karsimiza aldik. Bulundugumuz noktadan piste 55-60km uzakliktayiz. Alcalisa devam ediyoruz. Beykoz ormanlari uzerinden Bogazi kesip Avrupaya gecegiz. Hava bugun Bogazin guzelliklerini gormemize musade ediyor. Kisa bir sure sonra inis icin gerekli ayarlamalari yapmaya baslayacagiz, sesler sizi urkutmesin. Hepinize iyi inisler”.

Helal olsun be abi dedim. Adeta bir onceki ucusu ve dunku sefaleti unutturmak istercesine dolgun bir bilgilendirmeydi. Cok zamandir boyle guzel anonslar dinlemek. THY’de nerdeyse imkansizdir. Yabanci havayollarinda dinlersiniz. Qatar’da, Cathay Pacific’te denk gelmisti daha once benzer anonslar.

Yolculugun devam kisminda da hic bir aksaklik olmadi, rahat rahat uctuk, saraplarimizi ictik, kitabimizi okuduk, arkadaslarla sohbet edip eglendik. Ucakta acayip bir icici ekip vardi. Once 7-8 sarap ictiler. Sonra hosteslerin bir anlik bod birakmasindan faydalanip butun findiklari yuruttuler. Nerdeyse halaya basliyorlardi ki yol bitti!..

Sophie'nin Dunyasi'ni okuyorum.
Bu guzellikler taa ki Minsk’e inene kadar devam etti. Orada da pasaporttan filan gayet hizli gectim ama ne yazik ki valizim cikmadi. 2 gun surundum resmen kiyafetsiz sekilde. Demek ki neymis, en azindan el cantana bir tane yedek don atacaksin. Aradan iki gun gectikten sonra Turkmen asilli Tore Bey otele getirdi valizimi de ancak o sekilde kavustum esyalarima.

Simdilik burada bitireyim. Diger alt basliklari da yarin anlatirim artik. Malzeme bol. Aralardan ayiklamam lazim.

Etiketler: , , , ,

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home