Pazartesi, Ekim 22, 2012

Siradisi gorev

Unutamayacagim bir hafta daha geride kaldi. Combo gorev yapip Ukrayna ve Belarus'taki isleri tek seferde hallettik. Asla unutulmayacak hadiseler yine kendilerine ait yeri Guzel anılar arasında buldu. Kiev'deki Tike restoran ve lahmacun şenliği, bizim direktörün mutabakat metni imzalarken bir yandan Ömer'in ceketiyle ilgili yorumlarda bulunması, Kiev'den Minsk'e efsane tren yolculugu, Minskteki ilk gunümüzde isler yüzünden morallerin bozulması, akşamında muhteşem bir yemek ve eski arkadaşlarla buluşma, ertesi günlerde ise gömülme, musterideki bir elemanın sürekli killik yapması, Selda Bagcan felsefesi, 3 gun boyunca yedi ceddine sovdugum adama yemekte methiyeler duzmem, yeni is imkanlarının dogması, başarısızlıklara dolu bir gece, İhsanın muhteşem el hareketi, batsın bu dünya çaldıktan gece, evde mutfak ışıklarını yakamayisimiz, Gosti'de son anda elenisimiz, kendime Gosti tişörtü yaptırmaya karar vermem, Ул. Ленина 9...

Düşünüyorum da son iki yılda yaptıgım gorevler adeta lise, üniversite yıllarından birisi gibi gecti. Hem is hem kakara kikiri...durun biraz da fotograf koyayım da renk gelsin.

Etiketler: ,

Pazartesi, Ekim 08, 2012

Yazma Sikintisi

Aylardir yazmadigimi ve aslinda anlatilmasi gereken bir suru konu biriktiginin farkindayim. Nedense elim gitmiyor bir turlu burayi acip 1-2 satir karalamaya. Gecenlerde, artik zamani geldi kesin basliyorum yeniden deyip telefonuma bile mobil uygulama yukledim. Ama nafile canim cekmiyor. Demek ki bir yerlerde kose yazari filan olsam kesin atilmistim isten. Bahanem yok yani. Bilgisayarim bozulmadi, internetim kesilmedi, telefonumdaki uygulama gayet guzel ve pratik. 

Koca bir yaz gecti. Tatile gidildi (hem de kac kez), goreve gidildi, daha once burada anlatacagim dedigim Goodwood'a gidildi, ofis degisti, yapraklar sarardi, Rusya'da cok acayip yerlere gidildi, enteresan kitaplar okundu, ne degisik seyler goruldu, ne degisik insanlarla tanisildi. Nereden baslasam bilmiyorum. Sen soyle Sabri mi desem! Sabri de istifa etmis. Zaten Alex de gitti...

Eskiden aklima bir seyler geldikce rasgele bir yere not alip sonra burada temize cekip yayinliyordum, onu da yapmadim. Ozetle kim ne dese haklidir, tembellik ettim. 

Peki o zaman basliyoruz. Aslinda daha cok Goodwood Revival'dan bahsetmek istiyorum. Ama onunla ilgili daha yenile bir yazi hazirladim (bir arkadasla birlikte),  ayni seylerin ustunden cok gecince insan sikiliyor. O yuzden ben bir kombodan bahsedecegim: Nizhny Tagil > Ekaterinburg > Moskova.

Uzatmadan anlatacagim. Gecen ay basinda uzun suredir planlanan bir gorevi gerceklestirdik. Hayatimdaki en ilginc tecrubelerden biriydi. Nizhny Tagil'e gittim. 

Burasi orta Rusya topraklarinda, Ural daglarinin dogu eteklerinde, Sverdlovsk Oblast denen bolgede. Bu isim aslinda SSCB zamanindaki isim olmakla beraber hala kullaniliyor. NT, Ekaterinburg'a 180 km uzaklikta bir sehir. Ruslar arasinda, kotu seyleri betimlemek icin kullanilan bir deyim aslinda "Nizhny Tagil"! Kotu sehirler siralamamda ilk 3'e oynayacak bir sehir gercekten de.

Sehir nufusu 400 bin. 27,000 kisi Uralvagonzavod fabrikasinda calisiyor. Yani kaba bir hesapla sehir nufusunun ciddi bir kismi bu fabrikadan besleniyor. Fabrika dunya capinda sohrete sahip, dunyanin en uzun uretim hatti (1km) ile Guiness rekorlar kitabina girmis bir tesis. 1936 yilinda, Stalin'in emriyle Ukrayna'dan sokulerek buraya tasinmis. Yine rekor bir surede gerceklestirilmis bu nakliye isi. Bugun, cevresindeki demir celik ve plastik fabrikasiyla kombine bir sekilde sehrin siluatini belirleyen devasa bir kurulus.

Ilk izlenimim, burasi sanki 50 yil once yapilmis, guzel insa edilmis ve o gunden beri bir daha hic dokunulmamis gibi. Heryer yikik dokuk. Yollar berbat, kaldirim yok, her taraf ama her taraf bitik halde. Ortalikta dogru duzgun insan goremiyorsunuz. Sosyal hayat var ama cok zorlama bir sekilde var. Sehirde suc orani dediklerine gore cok yuksek. Hava karardiktan sonra sokaga cikmamak, normal saatlerde de grup halinde yurumek gerekiyor. Sehirde tek otel var; Tagil Hotel. Burasi da standartlari son derece dusuk, mutevazi diyemeyecegim, kotu ya iste bildigin kotu bir otel. Ilk verdikleri odaya girince aglayacak gibi oldum. Ben boyle oda hic gormedim daha once. Yemek yiyecek toplam 3 yer var. Bunlari anlatmama gerek yok, bu yaziyi okuyacak kimsenin zaten NT'e gidecegini sanmiyorum. Eger lazim olursa bana bir mesaj atin zevkle anlatirim. 

Bizdeki Ataturk bulvari olayi neyse Ruslarda da Lenin bulvari o. Buranin da en islek caddesi Lenin bulvari. Uzerinde dukkanlar filan var. Cadde boyunca yuruyunce bir meydana cikiliyor. Burada sinema, tiyatro ve opera binasi var. Daha da devam edilirse yol bir golde bitiyor. Gol guzel, sakin bir hava katiyor ortama. Hatta gol kiyisinda plajlar filan var. Mevsim elvermedigi icin plajlarindan yararlanamadik.

UVZ fabrikasi kolay anlatilacak bir yer degil. Adamlar akillara zarar miktarlarda tren vagonu ve tank uretiyorlar. Onun hemen yanindaki demir celik fabrikasi da oyle. Bacalar devamli alev alev tutuyor. Burada gecirdigim bir hafta kolay yasanir ve kolay unutulur cinsten degil. Yeri geldikce yine deginiriz oraya.

Bu sehre dair aklimda kalan en guzel sey bir hafta boyunca ize mihmandarlik eden Michael amcaydi. 72 yasina gelmis, hala calisiyor, zimba gibi birisi. Birlikte gecirdigimiz sure boyunca kendi deyimiyle bize hem annelik hem babalik etti. Her sabah o gunku yemek siparisimizi aldi, karnimizi doyurdu, buz gibi fabrikada devamli sicak icecek, temiz bardak, su, dinlenecek bir yer sagladi. Para bozdurmak gibi hayati bir isi yapmamiza yardimci oldu. Sonra bizi Ekaterinburg'a birakti. Bir sebeple kendisini uzdugumuz icin uzgunum. Soyle ki son gunumuz icin bize cok guzel bir gezi programi hazirlamisti ama isleri bitiremedigimizden bu program yatti. Michael amca buna cidden cok uzuldu, o uzuldugu icin biz de uzulduk.

Ya bu Nizhny Tagil o kadar berbat bir yer ki orada bir kac fotograf cektigim halde buraya koyacak bir sey bulmakta zorlaniyorum. Yaziyi yayinladiktan sonra bir daha bakacagim uygun bir sey var mi diye. 

Bir de diyorlar ki buradan da berbat bir yer var, orasi da Magadan. Kismetse orayi da gorurum bu gidisle.

Simdi okuyani baymamak icin burada kesiyorum. Oklarin devamini -Ekaterinburg ve Moskova- bir sonraki yazida anlatacagim. Hem de hic uzatmadan, nazlanmadan.





Etiketler: , , , , , ,